10 Temmuz 2014 Perşembe

Hamilelikte Beslenme

Hamilelikte beslenmek hem anne sağlığı, hemde bebeğin sağlığı için çok önemlidir. İnternet de bir çok örnek beslenme programı bulabilirsiniz fakat hepsinin sizinle olan uygunluğu tartışılır. Fırsatınız var ise hamilelikte beslenme ile ilgili profesyonel destek almak en güzelidir. peki fırsatınız yok ise ne yapmalı? Sakın iki kişilik beslenme ya da şekerli gıdaların doğru tercih olduğunu düşünmeyin. Sağlıklı beslenmenin çok özel bir matematiği var aslında. Bir de hamileyseniz önemi ve hassasiyeti katlanarak artıyor.

Kendi hamileliğim sırasında tam bir kitapkurduydum. Çünkü bizim ailemizdeki en küçük çocuk bile 12 yaşındaydı. Etrafımda minik bir bebek yoktu. Hamilelikte beslenmekle ilgili de bir çok yazı okumuştum. Bu yazıların bir çoğu ya 1-2 sayfalık makaleler ya da bir kitabın içerisindeki bir bölümdü. Kötü değildi ama birşeyler de eksikti.

Her zaman ki D&R gezilerimden birinde dikkatimi çeken bir kitaba rastladım. İsmi:

'Bir Diyetisyenin Hamilelik Günlüğü'

İş icabı da olsa gerek hemen aldım kitabı ve neredeyse 1 günde bitirdim. İlk basım tarihi Şubat 2014 olduğu için büyük ihtimalle hamilelik dönemim de okumamıştım. Yazarı da bir diyetisyen olan Müge Özyurt Şafak. 133 sayfa.

Ben kitap eleştirmeni değilim. Fakat bu yollardan geçmiş ve beslenmesine dikkat eden bir anne olarak, kitabı şiddetle okumanızı tavsiye ederim.Çünkü kitap sağlıklı beslenme konusu temel alınarak yazılmış bir kitap olmasının yanı sıra, annelik duygularını da içeren bir kitap.Annelik duygularını içeriyor olması da, kendinizden bir şeyler bulmanızı ve aynı zamanda da öğretici olmasını sağlıyor. Böylece sıkılmadan okuyabiliyorsunuz.

Yazarın kitabın sonunda bebeğiyle olan resmi, çok etkileyici. dilerim bütün anneler bebeklerine sağlıklı sıhhatli kavuşurlar.


3 Temmuz 2014 Perşembe

Kilolar, Kilolar, Kilolar...

Yaz mevsimi güzeldir. Deniz, havuz, ince kıyafetler, mayo, bikini derken geldik mi doğum sonrası fazla kilolara...Herkesin şöyle bir iç çektiğini hissettim:)
Fazla kilolar demişken, öncelikle biraz kendimden bahsetmek isterim. Hamileliğimin 6 ayı boyunca kusmuş bir anne olarak, benim bile doğum sonrası kilolarım henüz daha yeni terk etti beni.
53 kilo ile hamile kaldım, ilk üç ay da 3 kilo kaybettim. Hiç bir şekilde çare bulamadığım ve bitmesi 6 ayı bulan bulantı ve kusmanın etkisiyle hamileliğimi yaklaşık 9 ila 10 kilo civarında bitirdim. Zehra 3050 gr gibi doğdu. Hastaneden gelince kaç kiloydum, bilmiyorum çünkü tartının üzerine yaklaşık 1 ay sonra çıktım. 60 kiloydum.:) Şimdi gülüyorum çünkü bu sabah tartıldığımda 53,4 kg çıktım. 
Nasıl 53'ü (400 gr'ın aramızda lafı olmaz) gördüm, bundan uzun uzun bahsedeceğim tabi ki. Öncelikle unutulmaması gereken birkaç altın kural var. Bunlardan birincisi emzirmek. Emzirmek bir kadının yaşayabileceği en güzel ve en kutsal duygulardan biridir. Kilo vermeye yardımcı olduğu kesin, diğer bir taraftan da emziren kadın acıkıyor, yemek istiyor. Su iç, sütün olur diyenlere katılıyorum ve ekliyorum.

'İyi beslen ve bol su iç'

İyi beslen, ama iki kişilik beslenme:) İyi beslen ama şeker tüketme. Şekerli besinlerin anne sütünü arttırdığına dair yanlış inanışlar vardır. Annenin canı tatlı çekebilir. Anneler tatlı ihtiyacını meyve yiyerek giderebilir. Ama unutulmaması gereken, şeker kilo yapıyor arkadaşlar. Kilo da bizi üzüyor. Emziren annenin beslenmesi ve anne sütünü arttırmakla ilgili daha detaylı yazacağım ilerleyen günlerde...

Unutmayalım ki her kilonun tesellisi olmaz ama doğum sonrası kiloların tesellisi var. Öncelikle bazı kadınların rahminin toparlanması bile 1 yılı buluyorken, 3 ayda eski pantolonların içine girmeyi beklemek çok doğru değil. Yine emzirmek ve aynı zamanda spor yapmak bu süreci kolaylaştıracaktır. Doğum sonrası spor yapmak gerçekten insana iyi gelen birşey. İster bir salona üye olun, ister bebeğinizi arabasına yatırıp yürüyün ama spor yapın. 
'Spor yapmak hem bedene, hem ruha iyi gelir.'

Bir diğer ayrıntı da protein tüketmek. Sağlıklı bitkisel proteinler her öğün tüketilmeli. Ceviz, badem, fındık benim hiç eksik etmediklerim. Baklagillerde tercih edilmelidir.Bir de mantarı unutmamak gerekir. Mantar, bitkisel kaynaklı proteindir. 

'Proteinler yağ yakmaya yardım eder.'

Son olarak şunu da ekleyeyim isterim. Zehra yürümeye başladıktan hemen sonra kilo vermem hızlandı. Neden acaba:)):))



2 Temmuz 2014 Çarşamba

İlk Ayrılık

Biz kızımla hiç uzun ayrılıklar yaşamamıştık. Zehra 2 yaşına kadar, birbirimizi görmeden geçirdiğimiz tek bir gün bile olmamıştı. Ama geçtiğimiz ay iş sebebiyle bir seyahate katılmam gerekti. Üstelik de 5 gecelik bir ayrılık görünüyordu. Psikolog olan arkadaşıma sordum, internetten araştırdım derken. Zehraya bir-iki gün önceden anlatmaya başladım.

Güzel kızım ben önümüzdeki hafta burada olmayacağım. Sen gündüzleri Mukaddes(Zehra'nın yardımcı ablası) ve ananenle birlikte olacaksın. Akşamları da baban yanında olacak. İstediğin zaman beni arayıp konuşabilirsin. Birbirimizi özleyeceğiz ama ben dönünce bunu telafi ederiz.'

Nitekim ayrılık vakti geldi, çattı. Zehrayı teselli etmesi kolayda, kendini teselli etmek öyle kolay bir iş değil. Gitmeden önce ki son akşam, güzelce sevdim, uyuttum. Mis kokusunu içime çektim. Sabah uçağım erken olduğu için, uyurken uzaktan baktım. İyi dileklerimi diledim, duamı ettim ve yanından ayrıldım.

Bu arada evde herşeyi gitmeden organize etmiştim. Ama zaten nasılsa annemde gelecekti. Gözüm arkada kalmadı.
5 gün kolay geçmedi. Benim içinde Zehra içinde, hatta ananemiz, dedemiz, yardımcı ablamız ve babamız içinde herşey oldukça zormuş. İlk iki gün çok uyumlu davranmış. Fakat sonra ki günler çok kapris yapmış. Bana tabi kimse bunları ben uzaktayım diye söylemedi. İyi ki de söylememişler, benim içinde çok zorlayıcı olabilirdi.

Bütün bunlar işin duygu kısmı, ama unutulmaması gereken birşey var. Allah sağlık sıhhat versin, mecburi ayrılıklar olmasın. Dönüş biletim cebimde olsun. Böyle kısa seyahatler iş gereği olacak. Herkes buna alışacak.
Tüm bunların yanısıra, ben eşlerinde böyle küçük tatillere ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

Herkese evladıyla birlikte çok mutlu bir ömür diliyorum.

Sevgiyle kalın...