13 Haziran 2016 Pazartesi

Helen Doron Florya Deneyimlerimiz

Anaokulu deneyimimiz ile ilgili birçok soru alıyorum.Helen Doron Florya da ikinci yılımızı da bitirdik. Biz okulumuzdan memnunuz ve seneye de aynen devam edeceğiz.

Zehra 2,5 yaşında Helen Doron Florya ya başladı. Daha önce hiç yuva deneyimimiz olmadığı için evimize yakınlık kriterini de ön planda tutarak çevremizde ki tüm yuvaların listesini çıkarmıştık. Bütün hafta sonu yaklaşık 10 farklı anaokulu gezdikten sonra neredeyse vazgeçmiştim. Çünkü bırakın bez eğitimini Zehra henüz konuşamıyordu ve benim çocuğumu emanet ettiğim yerle ilgili kafamda hiç soru işarete kalmamalıydı fakat gezdiğim okulların bir kısmının bahçesi bizim evin oturma odasından küçük, bir kısmının merdivenleri çocuklar için uygun değil bir kısmında ise iletişim kurduğumuz insanların yaklaşımı çok alışık olmadığımız türdendi.

Büyük şehirlerde yaşayan, anne ve babası çalışan çocuklarımızın evden uzaklaştığı ilk sosyal çevre genelde kreşler oluyor. Çocuklarımızın okul algısı ve çevre algısı da büyük ölçü de bu dönemde oluşuyor. Dolayısı ile aslında amannn canıımm ne gerek var bu kadar düşünmeye diyen insanların bir kez daha düşünmesi gerektiğini söylemekte fayda var.

Gelelim Helen Doron Florya'ya... Öyle rengarenk, her taraf süslü püslü bir okul bekliyorsanız üzgünüm. Okul oldukça sade çocukların kendi yaptığı el emeği göz nuru faaliyetlerin sergilendiği bir alan var. Bunun dışında günlük derslerde kullanılan hemen hemen her şey öğretmenlerin emeği ile oluşturulmuş. Oyuncak odalarında oyuncaklar mevcut ama çocuğun kafasını karıştıracak çoklukta değil. Harika bir bahçesi var. İki salıncak, bir kaydırak ve bir kaç küçük oyuncak daha..Çocuklar istedikleri gibi koşup oynayabilir. Hem güvenli hem de ağaçların ve çimlerin bulunduğu bir alan.
Ayrıca Helen Doron Florya'nın öğrencileri yaz kış bahçeye çıkan çocuklardır. Bahar da çiçek ekerler, bahçe de kahvaltı yaparlar. Kar yağarken kardan adam yaparlar. Yazın da bol bol suyla oynarlar. Üst baş ıslanmış ya da kirlenmiş bunun bir önemi yok çünkü şahane öğretmenlerimiz var ve kesinlikle çok dikkatliler. 

Öğretmenlerin her biri çok değerli. İşlerinde oldukça yetkin insanlar. Çocukların sevgisi, mutluluğu ve başarısı karşısında gözleri dolu dolu olan canım öğretmenimiz Senem Hanım..

Müfredata gelince, evet gerçek bir müfredatları var. Çocuklar yoğun bir eğitim programının içinde ama bunu siz ve öğretmenler biliyor. Nasıl mı? Çocuklar oyun oynarken ve eğlenirken öğreniyor. Sonuç olarak hem mutlular hem de öğreniyorlar.

Şahane bir pedagog, Nazlı Hanım... Bizim kurtarıcımız...Çocukların olduğu her gün Nazlı Hanım da okulda. Bu da önemli bir ayrıntı, çünkü bir çok okulda pedagog haftanın belli gün ve saatleri dışında bulunmuyor. 

Tabi tüm bu koşulların bir ara da oluşması için uğraşan çok başarılı bir kurucumuz var. Meltem Hanım'ın emeğini ve özverisini her alanda fark edeceksiniz. Emek ve özveriden bahsetmişken eğitim koordinatörümüz Nilüfer Hanım'ı da unutmamak gerek. Kendi mesleki tecrübesini ve işine duyduğu sevgiyi rahatlıkla fark edebilirsiniz.

Bir de diğer merak edilen konu Helen Doron eğitim sistemi çocuklara İngilizce öğretiyor mu? Zehra kendi kendine İngilizce şarkılar mırıldanabiliyor. Basit ve temel komutları anlayabiliyor. Bazen sorduğunuz sorulara İngilizce yanıtlar verebiliyor. Ama tabii akıcı bir İngilizcesi yok. Fakat İngilizce iletişim kurarken anlaşıldığınızı hissedebilirsiniz.

Her çocuk özeldir ve değerlidir. Bunu içinde bulundukları sistemin içinde iyi hissetmeliler. Gerek aile de gerekse okulda hakkettiği sevgiyi ve ilgiyi görmeye her çocuğun hakkı vardır.

Unuttuklarım ve merak ettikleriniz için yazabilirsiniz.

Sevgiyle kalın..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder