Biz kızımla hiç uzun ayrılıklar yaşamamıştık. Zehra 2 yaşına kadar, birbirimizi görmeden geçirdiğimiz tek bir gün bile olmamıştı. Ama geçtiğimiz ay iş sebebiyle bir seyahate katılmam gerekti. Üstelik de 5 gecelik bir ayrılık görünüyordu. Psikolog olan arkadaşıma sordum, internetten araştırdım derken. Zehraya bir-iki gün önceden anlatmaya başladım.
' Güzel kızım ben önümüzdeki hafta burada olmayacağım. Sen gündüzleri Mukaddes(Zehra'nın yardımcı ablası) ve ananenle birlikte olacaksın. Akşamları da baban yanında olacak. İstediğin zaman beni arayıp konuşabilirsin. Birbirimizi özleyeceğiz ama ben dönünce bunu telafi ederiz.'
Nitekim ayrılık vakti geldi, çattı. Zehrayı teselli etmesi kolayda, kendini teselli etmek öyle kolay bir iş değil. Gitmeden önce ki son akşam, güzelce sevdim, uyuttum. Mis kokusunu içime çektim. Sabah uçağım erken olduğu için, uyurken uzaktan baktım. İyi dileklerimi diledim, duamı ettim ve yanından ayrıldım.
Bu arada evde herşeyi gitmeden organize etmiştim. Ama zaten nasılsa annemde gelecekti. Gözüm arkada kalmadı.
5 gün kolay geçmedi. Benim içinde Zehra içinde, hatta ananemiz, dedemiz, yardımcı ablamız ve babamız içinde herşey oldukça zormuş. İlk iki gün çok uyumlu davranmış. Fakat sonra ki günler çok kapris yapmış. Bana tabi kimse bunları ben uzaktayım diye söylemedi. İyi ki de söylememişler, benim içinde çok zorlayıcı olabilirdi.
Bütün bunlar işin duygu kısmı, ama unutulmaması gereken birşey var. Allah sağlık sıhhat versin, mecburi ayrılıklar olmasın. Dönüş biletim cebimde olsun. Böyle kısa seyahatler iş gereği olacak. Herkes buna alışacak.
Tüm bunların yanısıra, ben eşlerinde böyle küçük tatillere ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.
Herkese evladıyla birlikte çok mutlu bir ömür diliyorum.
Sevgiyle kalın...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder