25 Mart 2014 Salı

Ham yap kızım:)

Anne sütüyle şahane besledik bebeklerimizi ama artık yavaş yavaş ek gıdaya geçmenin vakti, özetle bebeklerimiz 5 buçuk, 6 aylık oldu.
Benim kızımın ilk ek gıdası patates püresi olmuştu. Patatesleri güzelce haşladım, ezdim ve süzgeçten geçirdim, hiç tuz ve baharat atmadım. Soğuduktan sonra kendi sütümden sağıp biraz sulandırdım. Bu arada babamızda teknik ekipmanla uğraştı:) yani fotoğraf makinesi kameralar herşey hazır hale getirildi. Önceden almış olduğum önlüğü ve bebekler için özel olan mama kaşığını büyük bir hevesle hazırladım. 
İlk kaşığı verdim. Zehra'nın surat ekşidi. Tükürdü, püf dedi ve tabi yutmadan çıkardı. Tamam dedim olabilir, bebeğim aylarca anne sütü emmiş ve şimdi farklı birşeyin tadına bakıyor. İkinci kaşığı da verdim. Yine püf dedi derken. Hem eğlenceli hemde yeni bir macera daha başlamış oldu.
Bebekler hayatı öğrendiği gibi yemek yemeyi de öğreniyorlar. Bunun içinde besinleri küçük miktarlarda başlamakta fayda var. Her tanışdığı besini az az 3 gün denedikten sonra yeni besine geçmeli, sonra denediğiniz yeni besile bir öncekini birleştirmek gerekir. Böylece besin allerjisi riski için önlem almış olursunuz.
Bunun yanısıra evet 6 ay annesütü, bu tartışılmaz bile ama 5 buçuk ay olduğunda allerji ihtimali olmayan besinlerle de küçük küçük tanıştırmakta fayda var diye düşünüyorum. Zaten tadına baktırmak şeklinde başlanmalı ve öğün yerine geçmeyeceği için annesütü emilimini azaltmamalı.
Hem 7 aylık olduğunda yavaş yavaş pürenin pütürlü kıvamına alışmaya başlamalı. Yani püreyi süzgeçten geçirmeden, çatal-bıçak kullanarak ezildikten sonra verilmelidir. Bebeğin 7-10.ayda gelişecek olan ağızda ezme, evirip çevirme davranışına güçlü ezici-öğütücüler kullanmak olumsuz etki yapacaktır ve bebeğin ileride katı gıdayı reddetmesine sebep olabilir.
Aşağıdaki tabloyu pediyatrideki rutinler kitabından aldım.
0-12 ay arası bebeklerin genel beslenme evreleri,
Emme dönemi(0-6 ay)
Geçiş Dönemi(6-8 ay)
Modifiye erişkin dönemi(9-12 ay)
Anne sütü
Özel hazırlanmış tamamlayıcı besinlerin eklenmesi,
Kaşıkla beslenme eğitimine başlangıç,
Tahıl, sebze, meyve püresi, iyi pişmiş et, tavuk, balık, yumurta sarısı, yoğurt
Demir destekli beslenme(demir durumu kontrolü)
Parmak besinleri
Çiğneme sofra besinlerine geçiş,
Küçük parçalara bölünmüş besinler,
Tat yeteneği ve tercih etme,
Kahvaltı(beyaz peynir, ekmek, reçel, tereyağı),baklagiller,
Fincanla meyve suyu,
Baş ve işaret parmaklarını kullanarak küçük boyutlarda parmak besinler. (fındık, üzüm, elma, havuç, ayva- aspirasyon riskine dikkat!)
Ayrıca besin allerjisine karşı dikkatli olunmalı. Bebekler ilk 1 yaşta inek sütü, bal, yumurta beyazı, fındık, fıstık, çilek verilmemelidir. Tuzlu, baharatlı ve allerji riski yüksek besinler verilmemelidir. Aşırı lifli besinler(pırasa, taze fasulye gibi) ilk bir yılda tercih edilmez.

Porsiyon ayarlaması da çok önemlidir. Çocukların sağlıklı beslenmesi için ne yediğinin yanı sıra ne kadar yediği de önemlidir. 3-5 yaş arası dönemde büyüme çağında olmasına rağmen obeziteyi engellemek için porsiyon kontrolü yapmak önemlidir. Pratik olarak çocuğun tabağına her yemekten onun bir yaşına karşılık bir yemek kaşığı kadar koyup onu bitirmesi beklenmelidir. Yani 3 yaşındaki bir çocuk bir öğün için üçer yemek kaşığı tam buğday unundan yapılmış makarna, bezelye, tavuk ve meyve verilmesi yeterlidir. 

Genel olarak da 1 yaşında bebek aile ile birlikte masada oturmalı. Eline bebeğe uygun bir kaşık verilebilir. Televizyon açıksa kapatılmalıdır. Yemek zamanını fark etmelidir. Henüz dişleri az sayıda olduğu için çok lifli sebzeler, ızgara da pişmiş sert etler tercih edilmemelidir. Patlıcan kızartması gibi besleyici değeri olmayan ya da çiğ köfte gibi enfeksiyon oluşturma riski olan besinler tercih edilmemelidir.

Biraz kitabi bilgi de verdikten sonra diyorum ki sevgili anneler ve babalar, çocuk yetiştirmenin ilk kuralı olan sabır ve sakinlik yine en temel unsur. Beslenme saatlerini işgence saatine çevirmemek elinizde... 

Sevgiyle kalın...

12 Mart 2014 Çarşamba

Sezaryen mı? O zaman epidural olsun...

Zehra sezaryenla dünyaya geldi. Suyu epeyce azalınca doktor riske atmayalım dedi. Anestezi olarak epidural anesteziyi tercih ettim. Konforlu bir doğum oldu. Epidural anestezi uygulanarak yapılan sezaryenla, genel anestezi yapılarak yapılan sezaryen sonrasında çekilen o meşhur sancılar yok bir defa...Prensesler gibi yatıyorsunuz.
Epidural ile ilgili diğer bir konu da yapılışı sırasında acı olup olmadığı? Büyük bir samimiyetle söylüyorum.  Korkmayın arkadaşlar, hem de hiç korkmayın. Ben iğne olaylarından nefret ederim. Buna rağmen yine de hiç acı hissetmedim.
Epiduralin benim için tek rahatsız edici tarafı "yanlızlık". Epidural yapılırken eşimin gelmesine izin vermemişlerdi fakat doğum boyunca eşim hep yanımdaydı.  Bir tek epidural yapılırken dışarı çıkarıyorlar. Bunun dışında her şey çok keyifli...
Epidural yapıldıktan birkaç dakika sonra buz testi yaptılar.  Buz butonunu kolunuza koyuyorlar soğukluğu hissediyorsunuz. Ama bacağınıza dokunduğunda soğukluğu hissetmeyip sadece temas hissini farkediyorsunuz. Sonra zaten önünüzde bir perde oluyor ve tüm operasyon olup bitiyor.
Odanıza çıkınca sizi yatağınıza yatırıyorlar. Ağrının başladığını hissedince hemen hemşirelere haber veriyordum. Sırtımda incecik bir kanülden ağrı kesici yapıyorlardı ve sancı birkaç dakika içinde yok oluyordu. Kanül deyince kimse korkmasın lütfen. Zaten ameliyathanede siz fark etmeden takıyorlar, çıkarırken de yine siz fark etmeden çıkıyor.
Ben kendi tecrübelerimi paylaştım.  Ama unutmayın ki hastane ve ameliyathane işleyişine göre değişebilmektedir. Bence anın tadını çıkarın. Bırakın işleyişi sizin için düşünen çok, siz bir kadının yaşadığı en kutsal anın keyfini sürün...