31 Aralık 2014 Çarşamba

Hamileliğe Hazırlık3- Hamilelik Öncesi Testler

Hamilelik Öncesi Yapılması Gereken Testler
Sevgili anne adayları,  hamile kalmaya karar verdiğinizi jinekoloğunuzla paylaştığınızda, sizden bazı testler isteyebilir.
·         Tam Kan Sayımı
·         Tam idrar tahlili
·         Sizin ve eşinizin Kan Grupları ölçümünü içeren kan testi, ileride olabilecek kan uyuşmazlığı riskine karşı önlem alması açısından önemlidir.
·         Toksoplazma ile ilgili testler yaptırılmalıdır.
·         Rubella (kızamıkçık)ile ilgili testler yaptırılmalı
·         Hepatit B ile ilgili testler
·         Açlık kan şekeri
·         Kromozom incelemeleri (genetik hastalık riski taşıyan ebeveynlerin yaptırması önerilir)

Hamileliği planlamaya başladığınız dönemde, diş kontrollerinizi yaptırmak da fayda vardır. Hamilelik döneminin diş sağlığı açısından rahat ve stressiz geçmesi için önceden önlem almalıyız.

26 Aralık 2014 Cuma

Hamileliğe Hazırlık 2- Beslenme ve Folik Asit

Hamilelik Öncesi Beslenme

Hamilelik öncesinde beslenmek sadece sizin kilo kontrolünüz ve sağlığınız için değil aynı zamanda bebeğinizin beden sağlığı içinde önem taşır.
Hamileliği planlamaya başladığınız günlerde dengeli beslenmek, yumurta kalitenizi arttıracağı gibi hamilelik döneminin de rahat geçmesine destek olacaktır. Kalsiyumdan ve demirden zengin beslenmek önemlidir. Her gün mutlaka taze sebze ve meyve tüketmek. Haftada iki kere konserve olmayan, ızgara balık tercih etmek önerilmektedir. Somon balığı omega 3 den zengin olduğu için genelde önerilir. Ayrıca baklagillerde, beslenme programına dahil edilmelidir. Böylece kalite ve sağlıklı protein almış olursunuz. Kırmızı et, demir ve protein içeriği nedeniyle tüketilmesi gereken bir besin kaynağıdır. Et tüketirken yanında taze yeşilliklerden oluşan salatalar yemek, folik asit alımını da desteklemektedir. Ekmek yada makarna tercihimizi tam buğday unu olanlardan yapmak, her zaman daha doğru bir seçim olacaktır.

Besin öğesi
Neden Gerekli
En iyi kaynaklar

Protein
Vücudumuzun temel yapıtaşları
Et, baklagiller, yumurta

Karbonhidrat
Enerji kaynağı
Ekmek, pirinç, tahıl grubu besinler, patates, meyve

Kalsiyum
Kemik gelişimi ve dişler için önemli
Süt, peynir, yoğurt

Demir
Kanda oksijen taşıyan, kırmızı kan hücrelerinin yapımında görev alır.
Kırmızı et, ıspanak ve tahıllar

Folik Asit
Kan ve protein üretiminin yanı sıra bazı enzimatik reaksiyonlarda görev alır.
Yeşil yapraklı sebzeler, kabuklu yemişler ve meyveler
Yağ
Uzun vadeli enerji kaynağıdır.
Et, süt ürünleri, kabuklu kuru yemişler.

Folik Asit
Folik asit nedir?
Folik asit, B grubundan suda çözünen bir vitamindir. Bu vitamin eğer doğal besin maddelerinde bulunuyorsa folat, ilaçlarda ya da besinlerde işlenmiş bir şekilde bulunuyorsa ise folik asit adını alır. Folik asit, anne adaylarının hamile kalmadan önce başlaması gereken vitamin grubundadır.
 
Önemi?
Beyin ve omurilik ile ilgili engelli çocuk dünyaya getirme riskini azaltması nedeniye, hamilelikte Folik asit alımı oldukça önemlidir.
Hamilelikte Folik asit alımı, bebeğin hücre ve sinir sistemi gelişimi için önemlidir. Araştırmalar; bebekte, beyin ve omurilik ile ilgili sakatlık görülme olasılığını önemli oranda azalttığı yönündedir.
Özellikle hamileliğin 2. ve 12. haftaları arasında yeterli miktarda folik asit alınması, beyin ve omurilik ile ilgili sakatlık riskini engellemek açısından çok önemlidir.
Folik asit eksikliğinde bebek, bir merkezi sinir sistemi anomalisi olan Nöral tüp defekti, Spina Bifida (Omurgadaki açıklık), ya da anensefali (kafatasının ve beyinin gelişmemesi) gibi anormalliklerle dünyaya gelebilir.
Ayrıca anemi (kansızlık) da Folik asit eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkabilir. Folik asit içeren gıdaların tüketilmesi ya da folik asit içeren hapların kullanılması ile giderilebilir.
Ne zaman başlanmalıdır?
Folik asit eksikliği hamilelik öncesinde de görülebilmesine rağmen, hamilelikte bu vitamine olan ihtiyacın artması sebebiyle, daha fazla görülür ve takviye edilmesi gerekir.
Bu sebeple, hamile kalmaya karar verdiğiniz andan itibaren folik asit almaya başlamalısınızdır.  Hamile kalmadan en az 3 ay öncesinden başlayarak, gebeliğin 3. ayının sonuna kadar günde yaklaşık 400 mikrogram folik asit kullanılması önerilir.
Ayrıca folik asit, vücutta depolanmadığı için her gün alınması gerekli bir vitamindir.
Ne kadar süre kullanılmalıdır?
Bebek sahibi olmak isteyen kadınlar,  hamile kalmaya karar verdiklerinde, hamile kalmadan yaklaşık 2-3 ay öncesinde folik asite başlamalıdırlar. Hamileliklerinin 2. ya da 3. ayına kadar kullanmaya devam etmelidirler.

Hangi gıdalarda bulunur?

Folik asit en fazla yapraklı yeşil sebzelerde, brokoli, marul, bira mayası, sakatatlarda, karaciğer, böbrek, yumurta, zarı alınmamış tahıllar, ceviz, badem, fındık, fıstık, mercimek, fasulye, bakla, ıspanak, narenciyeler, karpuz, yonca, mavi-yeşil yosun, maydanoz, marul, nane, kuru fasulye (baklagiller) ve tohumlu gıdalarda bulunur.

19 Aralık 2014 Cuma

Hamileliğe Hazırlık-1

Sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirmek, çocuk sahibi olmak isteyen her kadının hayalidir. Bunun için hamileliğe hazırlık için yapmanız gerekenleri önümüzdeki hafta boyunca sizlerle paylaşacağım.

Hamileliğe Hazırlık

Hamilelikle ilgili planlar yapmaya başladıysanız ve gelecek hedeflerinizi çocuklu bir yaşama göre adapte ettiyseniz, hayatınızla ilgili köklü değişiklikler yapmanın vakti gelmiştir.
Hamile kalmaya çalışmadan en az 2 ay önce yaşam tarzınızda, beslenme şeklinizde değişiklikler yapmalısınız. Bu konuyu jinekoloğunuz ile paylaşarak, sağlık kontrollerinizi yaptırmanız gerekecektir. Böylece kendi sağlığınızı ve bebeğinizin sağlığını korumak için önceden önlemler alabilirsiniz.
Başka bir ayrıntı ise doğum kontrol haplarını ne zaman bırakmak gerektiğidir. Bunun için uzmanlar doğum kontrol haplarını bıraktıktan 2 ay sonra hamileliğin oluşmasını öneriyorlar. Yine rahim içi araç kullanıyorsanız, bunun da jinekoloğunuz tarafından çıkarılması gerekmektedir.
Planlı hamileliklerde anne adaylarının alkol ve sigaradan uzak kalması gerekir. Günde yapılan yarım saatlik egzersizler, anne adayının kaslarının daha güçlü ve esnek olmasını sağlayacaktır. Aynı zamanda kan dolaşımını destekleyerek, daha zinde bir vücuda sahip olmasını sağlar. Böylece annenin vücudu hamileliğin beraberinde getirdiği değişiklikler için hazırlanırken diğer taraftan egzersiz yapmanın stresi azaltıcı etkisinden de faydalanmış olacaktır.

Hamilelik planları ve kilo kontrolü

Çok kilolu olmak hamile kalma şansınızı düşürebileceği gibi zayıf olmak da hamile kalma şansınızı düşüren bir etkendir. Kilolu kadınlar hamileliklerinde yüksek tansiyon, diyabet gibi hastalıklara daha meyilli olduğu gibi hamilelik öncesinde adet düzensizliği gibi sıkıntılar yaşayabilirler. Çok zayıf kadınlarında gebelik öncesinde vitamin ve mineral takviyesi almaları gerekecektir. Bunun için ideal kilonuzu bilmek ve sağlıklı beslenmek, hamilelik öncesinde çok önemlidir.

İdeal kilo nasıl hesaplanır?

Vücut kitle indeksinizi hesaplayarak, ideal kilo aralığında olup olmadığınızı anlayabilirsiniz. Bunun için vücut ağılığınızı, boyunuzun karesine bölmelisiniz ve çıkan değerin hangi aralıkta olduğuna bakmalısınız. Vücut kitle indeksi normalin altında yada normalin üzerinde ise hamilelik öncesinde bir beslenme uzmanından yardım almanız iyi olacaktır.

Yani 50 kg ve 160 cm boyundaki bir kadın için hesaplama aşağıdaki gibi yapılmalıdır.
160 cm=1,6 m
 1,6x1,6=2,56
50/2,56=19,53(sonuç= sağlıklı, normal kilo aralığı)
Sonucun hangi aralıkta olduğuna göre kilonuzu ideal olup olmadığına karar verebilirsiniz.



Vücut ağırlığınız(kg)/ Boy(m)x Boy (m)
VKİ < 18.5 ise Zayıf kilo
VKİ 18.5 arası 24.9 ise Normal (sağlıklı) kilo
VKİ 25 arası 29.9 ise Fazla Kilolu
VKİ 30 dan fazla ise Obez

11 Aralık 2014 Perşembe

Kendini İhmal Etme

Anne-bebek temalı bloglar genellikle bu tarzda konulara değinmezler. Benim de amacım makyaj hakkında püf noktalar vermek değil ama çocukla birlikte hız kazanan yaşamınızda kendinizi ihmal etmemeniz gerektiğine biraz dikkat çekmek.
Çalışan anneler çocuğundan vakit çaldığı için genelde pişmanlık duyarlar ve haftasonlarını saniye kaçırmadan çocuğuna ayırırlar. Bu süreçte de kendilerini genellikle ihmal ederler. Diğer tarafta ev hanımı olanların nasılsa dışarı çıkmayacağım düşüncesiyle kendini ihmal etmesi söz konusudur. Sonuç olarak her iki yaşam modeli de kendini ihmal ettiğine göre, sorun çocuklu olmakta değil, kendine değer vermektedir.
Peki çocuklu yaşamın içinde kendimize nasıl zaman ayıracağız? Bu işin matematiği yok tabi. Bazen çayın altına su koymak ile demlemek arasındaki zamanda çekersiniz göz kalemini, bazen de çocuğunuz odasından oyuncağını getirene kadar olan zamanı değerlendirir ve sürersiniz allığınızı. Siz yeter ki isteyin.
Bu hayat telaşesi içinde bende zaman zaman saçımı tepeden toplayıp, tüm gün eşofmanlarla gezmiyor muyum? Eveeett tabi ki evet. Ama ertesi gün bunu tekrarlamamak için elimden geleni yapıyorum.
Kendim için geliştirdiğim birkaç kuralı sizlerle de paylaşmak isterim.

Kural 1: Dışarıya makyajsız çıkmak yasak.

Bu kural ihlale çok müsait olmasına rağmen, önemlidir. Kimse bizden uzun uzun, profesyonel makyajlar yapmamızı beklemiyor. Ama göz kalemi, rimel, allık ve ruj hepsi bu kadar. Toplam 5 dakika.
Kural 2: Eşofman yasağı var! Jean pantolonlar serbest.

Eşofmanın rahat olmadığını ispat edebilecek bir güç yok. Ama unutmayın, doğum sonrası kiloları çok seven eşofmanlar, bu kiloların kalıcı olması için elinden geleni yapar. Oysa ki hafif dar bir jean pantolon ve üzerine giydiğiniz biraz bol bir gömlek, vermeniz gereken kiloları size hatırlatacaktır. Böylece çocuğunuzla birlikte dondurma kaçamağını fazla abartmamanıza yardımcı olacaktır.

Kural 3: Bir zamanlar topuklu ayakkabı diye bir şey vardı.

Bir zamanlar diyorum çünkü biliyorum, çocukla birlikte topuklu ayakkabı giymek, kazaya davetiye çıkarmaktır. Ama haftasonu eşle başabaşa gidilen davetler için bu ayakkabıları yüksek raflara kaldırmamak gerekir. Fırsat buldukça topukluları kullanmaktan vazgeçmeyin. Spor ayakkabıların rahatlığından birkaç saatliğine vazgeçmelisiniz.

Kural 4: Hafta da bir saçlar mutlaka fönlenmeli.

Bebeğinizin öğle uykusunda (komşu yardımı ile) ya da akşam eşiniz eve geldiğinde yarım saatliğine kuaför kaçamağı yapmanın size iyi geleceğini garanti ediyorum. Sadece kendinize ayırdığınız yarım saat, hem size kendinizi iyi hissettirecek hem de eşinizden iltifat almanızı sağlayacaktır.'Saçların çok güzel görünüyor' gibi bir cümle sanırım her kadının hoşuna gidecektir.

Kural 5: Spor, spor spor....

Spor yapmak mutluluğunuz için gerekli hormonları bedeninizin salgılamasını sağlarken bir yandan da bedeninizin eski formuna kavuşmasını sağlayacaktır.

Siz benim kendim için koyduğum kurallara birkaç kural daha ekleyerek, kendi yaşamınıza uygun hale getirebilirsiniz. Ama unutmayın siz iyi olursanız, çevrenizdekilere ve en önemlisi de bebeğinize iyi olanı yansıtırsınız.

Kendinizi iyi hissetmelisiniz ki, iyi hissettirebilesiniz.

Sevgiyle kalın...

8 Aralık 2014 Pazartesi

Anneliğin İlk Günlerinde Emzirme

Bebek dünyaya geldiğinde, emme refleksi ile doğar. Emzirmek ise biz anneler tarafından öğrenilir. Bebeklerin ilk besini olan anne sütünü yeterli miktarda alabilmesi için, doğru emzirme rutini oluşturmak ve doğru tekniği kullanmak çok önemlidir.

Yenidoğan döneminde bebekler sık sık acıkırlar. Bunun için bebekler her istediğinde emzirilmelidir. İlerleyen dönemlerde de iki emzirme arası süre 2-3 saati geçmemelidir. Bebek istemese bile emmesi teşvik edilmelidir.  Emzirmenin sonuna doğru salınan süt yağ bakımından zengindir ve anne sütünden alınan enerjinin büyük bölümünü karşılar. Bu nedenle bebeği memeden kısa süre de ayırmamak gerekir ve her meme yaklaşık 15 dakika emzirilmelidir.
İlk günlerde bebek çabuk yorulacaktır ve emme süresi kısa olabilir. Bebek emmesi için teşvik edilmelidir. Emme bittikten sonra meme sağılıp kalan süt bebeğe verilmek üzere uygun koşullarda saklanmalıdır

Bebeği emzirirken, anne rahat oturarak, bebek annenin kucağında, bebeğin başı gövdesine göre daha yüksekte tutularak emzirilmelidir. Anne bebeğin vücudunu kendi vücuduna yakın tutmalı ve bebek yastıkla desteklenebilir.

Bebek emerken,  aktif emmesi sağlanmalı ve memeye doğru yerleştirilmelidir. Bunun içinde bebek ağzı geniş ve açık iken memeyi tutmalı, alt dudağı dışa dönmüş olmalıdır. Bebeğin çenesi memeye dokunmalı, memenin kahverengi kısmını da ağzıyla kavramalıdır. Bebeğin emerken yanaklarının şiştiğini görmek, emzirme sonrası meme başının yumuşadığını hissetmek, emzirmenin etkili olduğunu gösterir.

Bebeğinizi emzirirken aslında onun geleceğine sağlık sigortası yaptığınızı unutmamalısınız. Çok kıymetli olan anne sütünü almak bütün bebeklerin hakkıdır. İlk 6 ay sadece anne sütü, bebeğin su ve besin ihtiyacını karşılamak için yeterlidir. 6 aydan sonra ek gıdalara başlayarak ve 2 yıl anne sütü ile destekleyerek bebeğinizi beslemelisiniz.

Sevgiyle kalın...